p5rn7vb

Tag: başkanı

Başkan Otgöz’ebir plaket de Hayrat Vakfı’ndan

Hayrat Vakfı Fethiye Şube Temsilcileri Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz’ü makamında ziyaret ederek sosyal çalışmalara verdiği desteklerden dolayı teşekkür plaketi verdi

 

Başta Suriyeli sığınmacılar olmak üzere savaş, sel felaketi, açlık gibi çeşitli sıkıntılara maruz kalan insanlara yardım ulaştıran Hayrat Vakfı, çalışmalarında kendilerine desteğini esirgemeyen Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz’ü makamında ziyaret ederek teşekkür plaketi verdi.

Hayrat Vakfı Fethiye Şube Başkanı Mustafa Kokkakoğlu’nun yanı sıra vakfın İnsani Yardım Temsilcisi Hüseyin Çetinkaya ile gönüllü işadamları Hüsrev San ve Hüseyin Akkaya’nın katıldığı ziyarette hem vakfın hem de belediyenin çalışmaları hakkında karşılıklı bilgi paylaşımı yapıldı. Hem Suriye hem de dünyanın çeşitli ülkelerinde zor durumda bulunan Müslümanlar için Kurban Bağışı beklediklerini ifade eden Vakıf Yetkililerine canı gönülden teşekkür ettiklerini ifade eden Belediye Başkanı Yakup Otgöz, imkanlar ölçüsünde katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.

Patateste rekor üretim, çiftçisi sevindirdi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından “Tütün tarımına alternatif, katmadeğeri yüksek ürün programı” kapsamında Bekçiler Mahallesi’nde yapılan demonstrasyon çalışmalarında 1’e 32 oranında rekor seviyede ürün elde edildi.

Çiftçilerin gelirini ve çeşit sayısını arttırmak için yapılan demonstrasyon çalışmaları kapsamında Bekçiler’de yapılan deneme türlerinin hasadı düzenlenen bir programla yapıldı. Şafak Dinlenme Tesisleri’nde saygı duruşu ve istiklal marşı ile başlayan programda üreticiler ürünlerini konuklara sergilerken, Talip Karataş ve İsmail Atlı isimli üreticiler ile Ziraat Odası Başkanı Muhsin Gümüş birer konuşma yaptı.  Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Gün Karcıoğlu tarımsal aşılama ile ilgili konuşmasını ardından mikrofonu alan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Nazif Ekici, benzer çalışmaların artarak devam edeceğini kaydetti.

EĞİTİM VE TANITIMA DİKKAT ÇEKTİLER

Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz ise yaptığı konuşmada tarımda eğitime dikkat çekerek “ Tarımda rekabet için kendimizi yenilememiz lazım. Tarımda eğitim için kaymakamlığımızın ve ilçe tarım müdürlüğümüzün her türlü iş birliği teklifine belediye olarak elimizden geldiğince hazırız” dedi. Muğla Milletvekili Ali Boğa da çocukluğunda kendilerinin de patates ürettiklerini ancak 1’e 4 oranın da ürün aldıklarını; şimdi ise 1’e 32 oranında ürün alındığını ifade etti. Bekçiler Patatesini tanıtımına dikkat çeken Boğa, “Benzer tarla günleri çoğaltılabilir, üreticiler rasında‘en iyi ürünü yetiştirme’ gibi yarışlar düzenlenebilir, patatesin faydalarının yanı sıra kullanıldığı yemekler bir kitapta anlatılabilir” diyerek tanıtımların daha profesyonelce yapılması gerektiğine dikkat çekti.

EMEĞİ GEÇENLERE PLAKET VERİLDİ

Programın ardından emeği geçenlere Kaymakam Muammer Köken, Milletvekilli Ali Boğa, Belediye Başkanı Yakup Otgöz ve İl Tarım Müdürü Nazif Ekici tarafından plaket takdim edildi. Programın ardından Talip Karataş’ın melody isimli türü denediği tarlaya geçildi, uygulamalı patates hasadı yapıldı.  Burada Necmi İnan tarafından çiftçilere patates üretimi ile ilgili bilgiler aktarıldı.

Kıvrak’ın “Yürüyen Türkler Yörükler” kitabı çıktı

Fethiye Yörük Türkmen Derneği Başkanı, araştırmacı, yazar, TV programcısı Ramazan Kıvrak’ın “Yürüyen Türkler Yörükler” ismini yeni kitabı çıktı.  Kitabın imza günü 13 ve 14 Eylül tarihlerinde Bilecik Söğüt’te düzenlenecek olan Ertuğrul Gazi’yi anma ve Yörük şenliklerinde gerçekleştirilecek. Kıvrak ilerleyen günlerde Fethiye’de de imza günü yapacak

 

“Yürüyen Türkler Yörükler” isimli dördüncü  kitabını ilk olarak basın mensuplarına imzalayan Ramazan Kıvrak yaptığı açıklamada “Bizler Yörükler olarak Anadolu’da varlıklarımızı sürdürüyoruz. Çocukluğumdan buyana Yörük Kültürü üzerine çalışmalar yapmaktayım. Kalsa da atımızın nalları yollarda,  yırtılsa da çarığımız Bir Yörük’üz, Yürürüz diye yola çıktık. 25 yıldan buyana 4 Binin üzerinde köy 200’ün üzerinde ilçe dolaştım. Buralarda gördüğümü, duyduğumu kaleme aldım.

kıvrak r (1)_338x600

Bu yeni kitabımızın adını verirken Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Yörük Yürüyen Türk’tür sözü üzerinden bizde Yürüyen Türkler ve Yörükler olarak bu sözü kitabın adına koyduk. Kitabın kapağında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün efe Kıyafetli bir fotoğrafını bir ressama yaptırarak kitabın kapağına koyduk. Bu kitapta Yörükler ne giyer, ne yer, ne içer, ne söyler, derdi tasası, sevinci nelerdir. Dertleri varsa çareleri nelerdir diye bu konulara yer vermeye çalıştık. Okuyucularımız bu kitabı okuduklarında Yörük Türkmen Kültürünü, Yörüklerin davasını, hedeflerini göreceklerdir.

Ayrıca Türklerin gökyüzü ile ilişkileri, Yörük türkülerinin çıkış kaynakları bulacaklardır. Bu kitap denizdeki balığı, havadaki kuşu, dağdaki keçiyi, koyunu ve ovayı ovadaki sebzeyi ve meyveyi koruma duygusunu taşıyan bir kitaptır.

Bu kitabın imza gününü 13-14 Eylül tarihlerinde Bilecik Söğüt’te yapacağız. 13 Eylülde Bütün Türkiye genelindeki Yörük Türkmen Derneklerinin katıldığı Yörük Bayramı yapılacak. 14 Eylül tarihinde de Başbakanımızın ve Bakanlarımızın ve Tüm Yörük Türkmen Derneklerinin katılımı ile Osmanlı’nın kuruluş yıldönümünde Bilecik Söğüt’te bir tören yapılacak. Kitabımızın imza gününü de bu etkinlikte gerçekleştireceğiz. İlerleyen günlerde de Fethiye’de bir tarih belirleyerek burada da bir imza günü yapmayı düşünüyoruz. Kitabımızı okumak isteyen okurlarımız kitabımızı Fethiye’deki kitapçılardan temin edebilirler, ayrıca internet üzerinden de bizimle irtibata geçerek bu kitabı temin edebilirler” dedi.

Gelirler geri gelecek mi?

İlk gündem maddesi olarak gündeme alındı

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın yeni büyükşehir yasasına geçen illerin ilçe belediye başkanlarına, Akdeniz Belediyeler Birliği’ne ve Türkiye Belediyeler Birliği’ne yaptığı çağrı olumlu sonuçlandı.

Türkiye Belediyeler Birliği ve Akdeniz Belediyeler Birliği, Büyükşehir yasasıyla yetkileri ellerinden alınan ve ekonomik gelirleri küçültülen ilçe belediyelerinin sorunlarını ilk gündem maddesi olarak gündeme aldı.

 

Geçtiğimiz günlerde Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, 86 büyükşehir ilçe belediye başkanına, Türkiye Belediyeler Birliği’ne ve Akdeniz Belediyeler Birliği’ne faks çekerek, acilen büyükşehir yasasıyla birlikte yetkileri elinden alınan ilçe belediyelerinin Türkiye Belediyeler Birliği nezdinde yapılacak toplantı da ‘ilçe belediyelerinin sorunları’ başlığında bir gündem maddesi oluşturulması gerektiğini söylemişti.

 

Türkiye Belediye Birliği başkanları topluyor
Başkan Saatcı’nın bu çağrısı üzerine Türkiye Belediyeler Birliği’nden cevap geldi. Belediyeler Birliği’ne bağlı tüm belediye başkanlarına giden yazı da, “6360 yazılı kanunla büyükşehir ilçe statüsüne sahip olan belediyelerin personel, mali durum ve hizmet üretme kapasiteleri bakımından sorunlar yaşadığı belirtilerek acil toplantı yapılması talep edilmektedir. Birliğimizce, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 6360 sayılı kanunun uygulanmasından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda çalışmalar yürütülmekte olup bu kapsamda belediyelerimizin görüş ve önerlerinin alınması için toplantılar düzenlemesi de planlanmaktadır. Tüzüğümüze göre Birlik Meclisinin 2014 yılı olağan ikinci toplantısı Eylül ayında gerçekleştirilecek olup, sorunlar ve çözüm önerileri bu toplantıda da görüşülecektir” ifadeleri kullanıldı.

 

 “Yasal değişiklik istenmesi halinde her türlü desteği veririz”

Türkiye Belediyeler Birliği yanı sıra Akdeniz Belediyeler Birliği de Başkan Saatcı’nın çağrısı üzerine 24 – 28 Eylül tarihleri arasında Büyükşehir yasasının uygulamalarının ele alınacağı, Belediye temsilcileri ve tarafların katılımıyla Antalya’da toplantı organize edildiğiyle ilgili Akdeniz Belediyeler Birliği’ne bağlı tüm belediyelere faks gönderdi. Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanlığınca gönderilen yazı da, “AB Bütünleşmesi ve Yerel Yönetimler reformu sürecinde, Büyükşehir Yasası dahil, Yerel Yönetim mevzuatına yönelik olarak, Birliğimizin faaliyetleri yanında, Ülke düzeyinde yapılmakta olan konferanslar, seminerler, sempozyumlarda ortaya çıkacak görüş ve öneriler ışığında, yasal değişiklik ihtiyacı doğması halinde, Türk Belediyecilik camiası ile birlikte, her türlü çalışmayı yapacağımız kuşkusuzdur” ifadeleri yer aldı.

 

Başkan Saatcı’nın çağrısında neler vardı?

“Büyükşehir ilçe belediye başkanları olarak durumumuz malumdur. 6360 Sayılı Yasa ile 14 il Belediyesi Büyükşehir Belediyesine dönüşmüştür. Bu dönüşüm ile birlikte Büyükşehir Belediyesi olan illerdeki İlçe Belediyelerinin Su Kanalizasyon, İtfaiye, Ulaşım, Katı Atık Depolama, Mezarlık, Mezbaha, Otogar, Otopark vb yetkiler Büyükşehir Belediyelerine geçmiştir. Bu yetkilerin Büyükşehir Belediyelerine geçmesinden sonra Büyükşehir Belediyeleri 5216 Sayılı yasaya dayanarak gelir getirici tüm yetkileri (Su Kanalizasyon, Ulaşım, Mezbaha, Otogar, Otopark vb.) kendilerinde bırakma hakkını kullanırken maddi anlamda kaynak ihtiyacı gerektiren yetkileri (Mezarlık, İlaçlama, Numarataj vb.) meclis kararıyla ilçe belediyelerine devretmişlerdir”

 

% 60 gelir kaybına uğradık.

“Söz konusu durumlardan dolayı İlçe Belediyeleri hem mali kaynak sıkıntısı çekmekte hem de özellikle yüz ölçümü büyük ve dağınık yerleşime sahip Büyükşehirlerde 5216 Sayılı Büyükşehir Yasasının uygulamalarda sıkıntıların olduğu aşikârdır. %60 Gelir kaybına uğradığımız, Personel olarak gereğinden fazla büyüdüğümüz, 30 Mart öncesine göre hareket kabiliyetimizin azaldığı, Coğrafya ve nüfusumuzun arttığı ancak gelirlerimizin azaldığı, Önümüzdeki süreçte belediyelerin taşınmaz ve ekonomik olan bazı değerleri de Büyükşehir’e geçeceğinden hareketle, bu sıkıntıların tartışılması ve çözüme kavuşturulabilmesi için Birliğimizin acilen “Büyükşehir İlçe Belediyelerinin Sorunları” adı altında gündem maddesi ile olağanüstü toplantı kararı almasını arz ederim”

Saatcı, “Bizim çocuklarımız kendi işlerini kendileri görüyor”

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, yeğenlerinin işletmesinin açılışını yaptı. İşletmenin hayırlı ve bol kazançlı olmasını dileyen Başkan Saatcı, dükkanı büyük cesaret örneği göstererek yeğenleri tarafından açıldığını söyledi.

Ölüdeniz eski Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz’ın da katıldığı açılış töreninde yeğenlerini göstererek konuşmasını sürdüren Saatcı, “15 yıldır Belediye Başkanıyım. Analık soyadım Pehlivan. Baba soyadım Saatcı. Fethiye Belediyesi’nde soyadı Pehlivan ve Saatcı olan bir tek adam bulamazsınız. Bizim çocuklarımız kendi işlerini kendileri görüyor. Başkalarının çocukları gibi davranmıyor” dedi.

Eşi Nesrin Saatcı ile birlikte katılan ve açılışta akrabalarıyla teker teker sohbet eden Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Waffle dükkânının Fethiye’ye hayırlı olmasını diledi. Başkan Saatcı, Ölüdeniz eski Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz’ın da katıldığı törende, Fethiye Belediyesi’nde hiçbir zaman soy ismi Pehlivan ve Saatcı olan birisinin çalışmadığının altını çizdi.

Kayaköy 49 yıllığına kiraya veriliyor

Kayaköy ören yeri Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma ile 300 yatak kapasiteli özel konaklama tesisi olarak 23 Ekim’de açık artırma usulüyle 49 yıllığına kiralanacak.

FTSO Başkanı Arıcan  “Yapılan bu çalışmalar ile Fethiye olarak turizmde hak ettiğimiz yere gelmeyi hedefliyoruz. İlçemize kazandırılacak bu değer aynı zamanda ülke turizmine de büyük katkı sunacak. “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Fethiye’deki Kayaköy ören yerinin kültür turizmine kazandırılacağı bildirildi. Geçmişi MÖ 3000 yıllara uzanan ve antik dönemlerde “Karmylassos” olarak bilinen Kayaköy ören yeri, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma ile 300 yatak kapasiteli özel konaklama tesisi olarak 23 Ekim’ de açık artırma usulüyle 49 yıllığına kiralanacak.1922′deki mübadelede Yunanistan’a gönderilen Rumlar’dan sonra boşalan Kayaköy’deki taş evler proje kapsamında restore edilip, kültür turizmine hizmet etmesi planlanıyor. Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akif Arıcan, yaptığı açıklamada, Kayaköy’ün ilçenin en önemli değerlerinden birisi olduğunu söyledi.

Kayaköy ile ilgili 2006 yılında başlattıkları çalışmalardan söz eden Arıcan, şöyle konuştu “Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’u Kayaköy’e davet ederek bölge ve ülke turizmine kazandırılarak ilçenin Kayaköy ile bir marka haline gelmesini talep etmiştik. O dönemdeki bakanımız da bizim bu görüşümüze olumlu bakarak Kayaköy’ün restorasyonunu ele almıştı. Bakan Koç’tan sonra gelen eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da projeye sahip çıkmıştı. 2013 yılında Kayaköy ihaleye çıkarıldı. Yapılan bu ihale sürecinde Kayaköy yatırımcılara çok fazla tanıtılmaması ve burada ki bütçenin yüksek olması nedeni ile ihaleye katılan olmamıştı.”Arıcan, bakanlıktan edindikleri bilgiler doğrultusunda 8 Ağustos’ta 3 şirketten proje için teklif alındığını, öz sermayesi yetersiz olanın dışındaki 2 şirketin bakanlık tarafından değerlendirmeye alındığını bildirdi.

Kayaköy’ün 23 Ekim’de açık artırma ile 2 şirketten birisine 300 yataklı özel konaklama tesisi yapılması amacıyla kiralanacağına değinen Arıcan, ihale şartnamesine göre 49 yıllığına kiralanacak Kayaköy’ün 220 dönümlük bir alanı kapsadığı, yaklaşık maliyetinin de 30 milyon olarak ön görüldüğünü belirtti.Akif Arıcan, Kayaköy’ün kültür turizmine kazandırılmasıyla Fethiye’nin de turizmde markalaşma yolunda önemli bir adım atacağını, bundan da tüm ilçenin faydalanacağını dile getirdi.

Kayaköy’ün restore edilmesiyle Fethiye’nin dünyaya açılan bir penceresi olacağını kaydeden Arıcan, “Kayaköy’ün markalaşmasından dolayı bir çok firmanın da kendini daha düzenli ve kaliteli bir iş sahasına dönüştüreceğini düşünüyorum. Yapılan bu çalışmalar ile Fethiye olarak turizmde hak ettiğimiz yere gelmeyi hedefliyoruz. İlçemize kazandırılacak bu değer aynı zamanda ülke turizmine de büyük katkı sunacak” dedi.

Kayaköy; Fethiye ilçesine 8 kilometre uzaklıkta bulunan Kayaköy ören yeri Yüzlerce yıllık ortak geçmişin, kültür çeşitliliği ve zenginliğinin izlerini taşıyor. Kayaköy’ün, “dostluk ve barış köyü” olması için 1988 yılında Türkiye Mimarlar Odası ve Türk–Yunan Dostluk Derneği işbirliğiyle proje hazırlanmış, bu çalışmalar sonunda 736 sivil mimari örneği ve şapeller bulunan Kayaköy, 1. derece kentsel ve arkeolojik sit alanı ilan edilmişti.

Dursun Kaplan‘İlçe belediyeleri batar’

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın ardından Marmaris Belediye Başkan Yardımcısı Dursun Kaplan, da büyükşehir yasasını eleştirerek sıkıntılar hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan Yardımcısı Dursun Kaplan, “Gelirler merkeze, giderler ilçe belediyelerine yönlendirildiğinden iki yıla kalmaz ilçe belediyeleri batar” dedi

 Muğla‘da 86 binlik kış nüfusuna karşılık yaz aylarında nüfusun 500 bine dayandığını vurgulayan Marmaris Belediyesi Başkan Yardımcısı Dursun Kaplan, kısıtlı ödenekler ve dar bir kadroyla hizmet sürdürmenin zorluğuna dikkat çekti.

 İller Bankası‘nın 86 binlik nüfustan toplanan emlak vergilerini baz alarak kendilerine yıllık para gönderdiğini ifade eden Dursun Kaplan, bütün ilçelerin gelirlerinin elinden alıp Emlak Vergisi kazancının sınırlandırıldığını iddia etti. Kapanan muhtarlıklar ve belde belediyelerinin borçlarının yanı sıra, çalışan tüm personelin ilçe belediyelerine verildiğini kaydeden Kaplan şunları anlattı:

“Devir Tasfiye Komisyonu mal dağıtımı yaparken de yanlı davranarak araçlar ve gayrimenkullerin tamamını büyükşehir belediyesine devretti. Yerinde inceleme yapılmadan kağıt üzerinde dağıtım yapılarak,Özel İdare’nin ilçelerde gayrimenkulleri de haksız yere büyükşehire verildi. Muhtarlıklara bağlı mesire yerleri bağış adı altında ücret alıyordu. Şimdi bu kalktı.”

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı da belediye meclis toplantısında bütçe hakkında açıklamalarda bulunmuş, borçların kapatılabilmesi için belediyenin mülk satmaktan başka çıkar yolunun kalmadığını belirtmişti. Bu şekilde giderse belediyenin 2 ay sonra personeline maaş bile ödeyemez duruma geleceğini söyleyen Saatcı’nın ardından benzer sıkıntıların Marmaris’te de dillendirilmeye başlaması dikkat çekti.

 

Klasik Müzik Festivaline destek için kermes düzenlendi

Sivil toplum kuruluşlarının da stant açtığı, her ayın ilk Çarşamba günleri kurulan ikinci el pazarı herkes için umut olmaya devam ediyor. Her ay bir kuruma hak tanınan ikinci el pazarı yiyecek standı bu sefer Klasik Müzik Festivali için hazırlandı.

 

FETAV’ın öncülüğünde gerçekleşen ikinci el yiyecek kermesinde satışlar;  bu sene ünlü çello sanatçımız Benyamin Sönmez anısına üçüncüsü düzenlenecek olan klasik müzik festivali için gerçekleşti.

Sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle gerçekleşen yiyecek kermesinde birbirinden güzel yiyecekler klasik müzik festivali için hazırlandı.

Kermese destek veren Fethiye Belediyesi Kadın Meclisi Başkanı Kader Deniz Şarlak, “Benyamin Sönmez anısına düzenlenen 3. Fethiye Klasik Müzik festivaline destek olmak amacıyla FETAV’ın öncülüğünde ve bütün sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle ikinci el pazarında yiyecek standı açtık. Destek veren tüm sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyoruz” dedi.

FETAV Müdürü Dikle Dinçer’de konuşmasında “Destek olan tüm sivil toplum kuruluşlarına ve Kaya Misafir Evi ile Belcekız Beach Hotel’e teşekkür ederiz. Kermesimizde Fethiye Lions Kulübü, Fethiye Özel Müzik Kursu etkin görev aldı. Toplum sağlığı ve gönüllü hanımlarında katkıları oldu. Destek olan herkese teşekkür ederiz” dedi.

Milletvekili Tolga Çandar’dan muhteşem konser

1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri kapsamında Muğla Büyükşehir Belediyesi, Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda Tolga Çandar özel konseri düzenledi. Muğlalılar’ın büyük ilgi gösterdiği konserde Tolga Çandar sevilen türkülerini seslendirdi.

 

Muğla Büyükşehir Belediyesi Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen konsere, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Muğla Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanları, Menteşe Belediyesi Başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

 

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde düzenlenen Tolga Çandar konserinde yaptığı konuşmada,  Barış Günü’nde dünyanın bir çok bölgesinde savaşın çirkin yüzünün yaşandığını, toplumların refahının ve mutluğunun barıştan geçtiğini ve herkesin barışa hizmet etmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Gürün; “Dünya Barış Günü, büyük bir felaketin başlangıcının günü olarak belirlenmiş, yaşanan acıları anımsatması ve bir daha yaşanmaması için seçilmiş bir tarih. Ama insanoğlu yaşadıklarından çok fazla ders almadığı için ve kapitalizmin hırsı herşeyi bir yana bırakarak ulusları birbirine kırdırmaya devam ediyor. Dünya Barış Günü’nde Suriye’de, Irak’ta, Gazze’de, Ukrayna’da ve dünyanın daha bir çok bölgesinde çok kötü olaylar yaşanıyor. Hepimizin amacı barışı sağlamak, barışa hizmet etmek olmalı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir ulusun yeniden doğuşunu sağladığı ve emperyalist güçlere unutamayacakları bir yenilgi yaşattığı Kurtuluş Savaşı’ndan sonra bütün dünyaya bir Başkumandan olarak “Yurtta barış, dünyada barış” diye seslenmiştir. Bu sözüyle, Yurdumuzda iç barışın sağlandığı, bölünen değil bütünleşen bir millet olmamız gerektiğini, dünyada da bütün devletlerin bir arada, bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçe yaşadığı günleri işaret etmiştir. O büyük insan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada da refahın ve mutluluğun barıştan geçtiğini ve hepimizin barışa hizmet etmesi gerektiğini ifade ederek barışa verdiği önemi bir kez daha vurgulamıştır.” dedi.

 

Muğla’da, Muğlalılar’ın ve Muğla’da yaşayanların Türkiye’nin diğer şehirlerine göre barışı daha fazla arzu ettiğini, özümsediğini belirten Başkan Gürün, Dünya Barış Günü’nün Muğla’ya yakıştığını söyledi. Başkan Gürün; “Muğla’nın çok fazla zenginliği var. Müthiş doğası, yeraltı, yerüstü zenginlikleri, en uzun kıyı şeridine sahip. Bu zenginliklerinin yanında en büyük zenginliği insanı seven , barışı seven insanları yani sizlersiniz. Bizim insan değerlerimizden en önemli temsilcilerinden biri de çok değerli hocam, ağabeyim Şadan Muğlalı. Ona sadece Gökovalı demek yerine Muğlalı diyorum çünkü o birikimi ve tecrübesiyle bütün Muğla’nın ve Türkiye’nin önemli bir değeri. Bu anlamlı günde aramızda olduğu için kendisine ve barış gününe yakışır ses, yürek, güzel insan Tolga Çandar’a çok teşekkür ediyorum. Hepinize barış, huzur ve sevgi dolu günler diliyorum.” dedi.

 

1 Eylül Dünya Barış Günü için düzenlenen Tolga Çandar konseri, Tolga Çandar’ın güzel sesinden söylediği türküler ve anlattığı anlamlı hikayeler ile Muğlalıların büyük beğenisini topladı ve konsere katılanlardan büyük alkış aldı.

TÜRKAV ve Türk Eğitim-Sen’e destek verdiler

 Milliyetçi Hareket Partisi Fethiye İlçe Başkanı Cengiz Çay, iktidarın Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet ve yargının ardından şimdi de Milli Eğitim camiasına baskı uyguladığını söyledi.

 

Fethiye’de 57 okul idarecisinin sadece 13’nün yapılan puanlama sonucu görevlerinde kalacağı, puanlama sisteminde barajın altında kalan diğer yöneticilerin öğretmen olarak görev yapacakları konusunda açıklama yapılması üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Fethiye İlçe Başkanı Cengiz Çay ve parti yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı ve Türk Eğitim-Sen Fethiye Şubelerini ziyaret ederek her zaman yanlarında olacaklarını ve bu haksızlığın giderilmesi için tüm güçlerini harcayacaklarını söyledi.

MHP (1)_800x533

Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı ve Türk Eğitim-Sen Fethiye Şubelerine ait binada gerçekleşen ziyarette;  Milliyetçi Hareket Partisi Fethiye İlçe Başkanı Cengiz Çay, “MHP olarak ve Fethiye kamu çalışanları olarak, ilçemizde son günlerde yaşanan işler maalesef mevcut iktidarın önce dinlemelerle sonra TSK’nin üzerine giderek ondan sonra şerefli Türk polisinin zan altında bırakarak işlemiş olduğu eylemlerin bir parçası olarak Türkiye de yeni bir uygulama başlattı. Bu başlatmış olduğu uygulama ise il milli eğitim camiasında olsun diğer 657’ye tabi görev yapan memurlar olsun yeni metotlarla yeni düzenlemeler yaptıklarını görmekteyiz. Şimdi bölgemizde de milli eğitim camiasında okul müdürlerimizin bunlar öncesinde girmiş oldukları müdürlük sınavlarını kazanmışlar. Hatta kendi alanlarında çok ciddi uzman olmuş insanlarımız. Haksız, kamu vicdanını rahatsız eden bir yapıya görevden alınmalarını biz MHP olarak dünya görüşleri ne olursa olsun, bir siyasi kadrolaşma olarak görüyoruz. Ve bu uygulamanın da yanlış olduğuna inanıyoruz. Bu manada, kamu çalışanları vakfı memurlarımızın ve Türk eğitim sen camiamızın bunun yanında norm kadroları adı altında imamlarımızın da yerlerinin değiştirildiğini duyuyoruz. Bunun bir siyasi yapılanma insanları sindirme ve yıldırma politikası olduğuna inanıyoruz. Bu manada arkadaşlarımızın hukuki süreçlerini  mutlak suretle takip etmelerini gerektiğini, haklarını mutlaka aramalarını gerektiğini, bu uygulamaların haksız bir uygulama olduğunu biliyoruz. Bunun yanında ise kamu vicdanının ciddi manada rahatsız olduğunu kamu oyuna paylaşmak istiyoruz. Biz MHP olarak insanların dünya görüşüne dinine diline hiçbir zaman bakmıyoruz.  Riya katına ve dürüstlüğüne bakıyoruz. Bu manada zaten sayın ilçe müdürümüz yapılan atamaların sendikal faaliyetlere bakılarak yapılacağını belirtmesi zaten görünen fotoğrafın bir nevi yansıması olduğunu düşünüyoruz. Bu manada görevlerinden uzaklaştırılan memurlarımızın mücadeleyi bırakmamaları gerektiğini, kesinlikle emekli olmamalarını gerektiğini düşünüyoruz. Biz teşkilat olarak haksızlığa uğrayanların daima arkasında olduğumuz sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Kendisinin de mağdur okul yöneticilerinden birisi olduğunu belirten Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı Fethiye Şubesi Başkanı Aydın Yılmaz ise yaptığı açıklama da, “Birileri tarafından Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı ve Türk Eğitim-Sen üyelerine yönelik bir kıyım yapılmaktadır. Asla bu düşüncelerinde başarılı olamayacaklardır. Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı olarak mağdur duruma düşen okul müdürü ve müdür yardımcıları arkadaşlarımızın yanında olarak hakkımızı arayacağız” dedi. İktidar tarafından adı paralel koyulan fakat Türk Eğitim-Sen üyelerinin kıyıma uğranıldığını belirten Türk Eğitim-Sen Fethiye Şubesi Başkanı Bünyamin Avcı’da, “Milliyetçi Hareket Partisi Fethiye İlçe Başkanımız Cengiz Çay ve beraberindeki parti yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızın ziyaretlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Burada eğitim camiasında Türk Eğitim-Sen üyelerine yönelik yapılan haksızlıkların parti genel merkezindeki yetkili mercilere bildirmelerini ve bir an önce bu konuda kendilerinden yardım talep ettiklerini” söyledi.

İyimaya, “Teleferik ve kurvaziyer tamam”

“Babadağ teleferik projesi ile ilgili bürokratik süreç çözüldü. Şu anda bununla ilgili bir problem bulunmamaktadır.” diyen T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya, kurvaziyer limanıyla ilgili olarak da, “Biz bu bölgeyi yakından izliyoruz ve takip ediyoruz. Fethiye körfezinin kapasitesini ölçtük. Kurvaziyer alanlarını belirledik. Çalışmaları hızlandırmak lazım ve bakanlık olarak biz bu limanın ihtiyaç olduğunu biliyoruz” dedi

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya incelemelerde bulunmak üzere Fethiye’ye geldi.  FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Akif Arıcan ile FTSO Meclis Başkanı Osman Çıralı ve yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılanan genel müdür Osman İyimaya basın mensuplarına açıklamada bulunarak bir toplantı düzenledi. “Bölgeyi sizden iyi tanıyoruz ve devamlı bir şekilde takip etmekteyiz” diyen Osman İyimaya turizmin bölgede sürdürülebilir ve kaliteli olması için çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Fethiye bölgesinin özel bir bölge olduğunu vurgulayan İyimaya, yapılacak olan yatırımların ve hizmetlerin bölgeye zarar vermemesi gerektiğini söyleyerek; Babadağ teleferik projesi ile ilgili bürokratik sürecin sona erdiğini, Fethiye Kurvaziyer iskelesi projelerinin ise bakanlık tarafından da yapıldığını ifade etti.

 

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya “Fethiye ve Ticaret Odası’na gelmemim bir sebebi FTSO ciddi anlamda Babadağ teleferik projesi başta olmak üzere Babadağ Yamaç Paraşütü merkezi ve tesislerinin işletmesini bakanlığımız adına yapmasıdır. Bölgeyi yerinde incelemek ve problemleri görmek amacıyla geldik. Babadağ teleferik projesi ile ilgili bürokratik süreç çözüldü. Şu anda bununla ilgili bir problem bulunmamaktadır. Şu anda problem olarak görebileceğimiz değerlerin olmaması gerekir” dedi.

FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Akif Arıcan da konuşmasında “Genel müdürümüz bize Ankara bürokrasisi ile ilgili her konuda yardımcı olmuştur. Teşekkür ediyorum ve bundan sonraki süreçte de yardımcı olacaklardır. İnşallah önümüzdeki yıllarda hızla ilerleyerek Babadağ teleferik projesi ile ilgili ihale sürecine adım adım yaklaşıyoruz” dedi.

FTSO Başkanı Akif Arıcan’ın konuşmasından sonra Güç Birliği yönetiminin katılmasıyla Meğri Toplantı Salonu’nda bir toplantı düzenlendi.

FTSO Başkanı Akif Arıcan, FTSO’nun projeleri ile kurvaziyer iskele ve Kayaköy’deki durum hakkında bilgi verdi. Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın yapmış olduğu projelerin diğer odalara örnek olacağını söyleyen Osman İyimaya “Problemleri yerinde görmek için sahaya çıkmamız lazım. Özellikle Ölüdeniz ve Kayaköy’de incelemelerde bulunacağım. Yapmış olduğum incelemeleri ve değerlendirmeleri FTSO tarafından kamuoyu ile paylaşacağız. Bakanlık olarak biz bu bölgeyi yok saymış ve dışlanmış şeklinde bu bölgeyi izlemiyoruz diye bir şey yok. Biz bu bölgeyi yakından izliyoruz ve takip ediyoruz. Öyle olmasa zaten burada olmayız. Fethiye’nin neredeyse tamamı Özel Çevre Koruma sınırları içersindedir. Yani burası ismiyle de anlaşılacağı gibi özel bir alan olmaktadır. Hassas bir bölge olmaktadır. Buradaki yaptırımlar ile yapılacak çalışmalar diğer bölgelerden farklıdır. 9 Eylül Üniversitesi’ne Körfez ve Kurvaziyer liman ile ilgili yaptırmış olduğunuz çalışma güzel bir çalışma. Eğer isteseydiniz; biz zaten Fethiye ve Göcek bölgesinde bu çalışmayı yaptık. Elimizde var. Fethiye körfezinin yat kapasitesi yaklaşık 750 civarındadır. Kurvaziyer liman ihtiyacının olduğu da bir gerçektir. Yeni bir şey keşfetmemize gerek yok. Biz Fethiye körfezinin kapasitesini ölçtük. Kurvaziyer alanlarını belirledik. Sizin çalışmalarınızın bizim çalışmalarımızla ilgili hiçbir sorun olmaz. Karşılaştırırız ve örtüştürüp doğru sonucu daha iyi bir şekilde buluruz. Çalışmaları hızlandırmak lazım ve bakanlık olarak biz bu limanın ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Fakat diğer bakanlıklarla ilgili bağlantılar ve görev alanları var” şeklinde konuştu.

Daha sonra toplantıda Fethiye Güç Birliği dönem başkanı Şaban Arıkan  Ölüdeniz’ deki köpüklenme ve yüzey kirliliği ile ilgili bilgi ve dokümanlar verdi. Şaban Arıkan konuşmasında Ölüdeniz ile ilgili sorunları iletti.

Kaymakam Çalık’a teşekkür plaketi

Türk Hava Kurumu Genel Başkanı Osman Yıldırım Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık’a Türk Hava Kurumu’na ve havacılığa verdiği desteklerden dolayı plaket vererek teşekkür etti.

 

Beraberinde Fethiye Şube Başkanı ve Genel merkez Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Özkaya ile şube yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık’ı makamında ziyaret ettiler. THK Genel Başkanı Osman Yıldırım konuşmasında “Bilindiği üzere Ölüdeniz dünya çapında yamaç paraşütü sporlarının yapıldığı yerlerin en başında gelmektedir. Fethiye Babadağ’daki; sistemin kurumsallaşmasını, kurallar konulmasını, burayla ilgili yönergenin hazırlanmasını ve özellikle de kazaların engellenmesi için yapılan gayretli çalışmaların yapılmasında ve Babadağ’ın cazibesinin arttırılmasında Sayın Kaymakamımız Ekrem Çalık’ın çok büyük emekleri ve destekleri vardır. Bu nedenle bizde;  Türk hava Kurumu olarak kendisine havacılığa verdiği önem ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Bu vesile ile THK Genel Merkez Yönetim Kurulumuz tarafından hazırlatılan plaketi de Sayın Kaymakamımıza takdim etmekten dolayı son derece mutluluk duymaktayım” dedi.

 

Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık de “Bizler Babadağ’ı Dünya markası yapmayı hedefliyoruz. Zaman zaman biz bize kavgalarda yaşıyoruz, buda işin güzel tarafı. Ama Türk Hava Kurumunun Babadağ’daki yamaç paraşütünde kuralların oluşması ve oturmasında çok büyük emekleri vardır. Kurumsal yapının başlangıçtan devamının sağlanmasında çok büyük katkıları vardır. Yamaç paraşütünde; Türk Hava Kurumu, Güç Birliği, Acenteler, TÜRSAB, Pilotlar Kooperatifi ve diğer katkı verenler olarak  hep birlikte hareket etme zorunluluğumuz var. Bu bir ekip işidir. Ekibin birlikte olması ile orkestranın iyi çalışması gerekiyor. 3 yıl önce 40 bin olan uçuş sayısının şu anda 75 Bine çıkması büyük ilerleme kat edildiğinin göstergesidir. Bu yıl ki rakamlar ise gerçekten sevindirici rakamlar. Şuanda yüzde 25 bir artış görünüyor. Sağlık ekibiyle yeni açılan pistleri ve kuralları ile gerçekten emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Bu işe gönül vermiş ve devam ettiren kişilere de Dünya markası olan yerlerde inceleme yapmalarını tavsiye ederek oralardakilere göre eksikler nelerse bizde o eksikleri giderelim diyoruz. Fethiye; Türkiye’de öncü konumdadır. Ama biz bunun yanında dünya markası olmasını istiyoruz. Ölüdeniz ve Babadağ Fethiye için bir lütuf. Dünyanın hiçbir yerinde böyle güzellikler yok. Türk Hava Kurumu Genel Başkanımızın bu nazik ziyaretinden dolayı çok mutlu oldum ve kendilerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Prof. Görmez: “Ramazan paylaşma ayıdır…”

Görmez, “Suya hasret kalmış çorak toprakların yağmura ihtiyacı ne kadar varsa bugün insanlığın Ramazan ayının rahmet iklimine o kadar ihtiyacı var”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Ramazan bizi değiştirmeye geldiği halde biz Ramazanı değiştirmeye kalkışabiliyoruz. Kendimizi Ramazanın şefkatli ellerine teslim etmeli, ramazanı değiştirmemeli, Ramazanın bizi değiştirmesine izin vermeliyiz” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığının her sene bir tema üzerinde durarak toplumda farkındalık oluşturmak istediklerini belirterek bu senenin temasının ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ başlığı altında ‘Modern yalnızlık’, ‘Mülteciler’, ‘Yetimler’, ‘Sokak çocukları’ ve  ‘Yaşlılar’ konularının ele alınacağını ifade etti.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, 2014 yılı Ramazan temasını açıklamadan önce Ramazana dair önemli hatırlatmalarda bulunarak, “Ramazan aslında her sene bizi kendimizle buluşturmaya, yalnızlığımızı ortadan kaldırmaya, yeniden değerlerimizi hatırlatmaya gelir. Ancak Ramazanın karşı karşıya olduğu bir tehlike vardır. Ramazan bizi değiştirmeye geldiği halde biz Ramazanı değiştirmeye kalkışabiliyoruz. Kendimizi Ramazanın şefkatli ellerine teslim etmeli, ramazanı değiştirmemeli, Ramazanın bizi değiştirmesine izin vermeliyiz.” dedi.

Başkan Görmez’in basın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle;

“Suya hasret kalmış çorak toprakların yağmura ihtiyacı ne kadar varsa bugün insanlığın Ramazan ayının rahmet iklimine o kadar ihtiyacı var…”

Her şeyden önce Ramazanımızın hem milletimize hem de acılar içinde kıvranan İslam coğrafyasına barış, huzur, adalet, özgürlük, şefkat ve merhamet getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum. Kaybetmek üzere olduğumuz kardeşlik rüzgarını bize yeniden getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum. Suya hasret kalmış çorak toprakların yağmura ihtiyacı ne kadar varsa bugün bütün insanlığın çorak kalmış yüreklerimizin Ramazan ayının rahmet iklimine o kadar ihtiyacı var. Ramazan ayı her sene nasıl büyük bir rahmetle mağfiretle geliyor, bu sene yeniden bize kaybettiğimiz şefkati, merhameti getirmesini, İslam dünyasında Musul’da, Bağdat’ta, Şam’da dünyanın muhtelif yerlerinde kaybetmek üzere olduğumuz insanlık vicdanını harekete geçirmesini yüreklerimize yeniden şefkat ve merhamet getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum. İyi ki rabbimiz her sene Ramazan gibi bir mektebi bize yeniden bahşediyor. Unuttuğumuz değerleri hatırlatıyor yalnız kalmış yüreklerimizin kapısını çalıyor.

“Kendimizi Ramazanın şefkatli ellerine teslim etmeli, Ramazanı değiştirmemeli, Ramazanın bizi değiştirmesine izin vermeliyiz…”

Ramazan aslında her sene bizi kendimizle buluşturmaya, yalnızlığımızı ortadan kaldırmaya, yeniden değerlerimizi hatırlatmaya gelir. Ancak Ramazanın karşı karşıya olduğu bir tehlike vardır. Ramazan bizi değiştirmeye geldiği halde biz Ramazanı değiştirmeye kalkışabiliyoruz. Aslında hac da, oruç ta, namaz da öyledir. Bu ibadetler bizi rabbimizle buluşturmak için, kaybettiğimiz değerleri yeniden kazandırmak için vardır. Ama insan bunu rutin bir harekete dönüştürebiliyor. Biz kendimizi Ramazanın şefkatli ellerine teslim etmeli, ramazanı değiştirmemeli, Ramazanın bizi değiştirmesine izin vermeliyiz. Ramazan bütün imtihan süreçleriyle bize bu imkanı sunar. Ramazanda değişmek onun manevi ortamında değişmek, muradı ilahiye uygun birer kul olarak bu sınavlardan geçmek her bir Müslüman için en büyük bahtiyarlıktır. Bu ayda değişmek gibi gerçek ve derinlikli bir amaca uygun hareket etmek yerine onu değiştirmeye kalkmak doğru değildir.

“Ramazanı bir eğlence sektörüne, şatafata, gösteriye dönüştürmemeliyiz…”

Ramazanın kendisi bir coşkudur. Her yüreğe bir sevinç, coşku getirir. Ama Ramazanı bir eğlence sektörüne, şatafata, gösteriye dönüştürmemeliyiz. Ramazanın en önemli hususlarından biri iftar sofralarıdır. Aynı şekilde iftar sofralarını israf sofralarına dönüştürmemeliyiz. Ramazanda oruç ibadeti iftarla nihayetlenmektedir. İftarlar kendi mütevazi haliyle bir ziyafeti barındırmaktadır. İftar sofraları asla israf sofralarına dönüşmemelidir. Son yıllarda büyükşehirlerde beş yıldızlı otellerde şatafatlı iftar sofralarının azalmasından büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Çünkü Ramazanın manevi iklimine uymayan görüntülerle karşılaşabiliyoruz. .

“Ramazan paylaşma ayıdır…”

Hanelerimizi ve gönüllerimizi orucu bizimle idrak eden herkese açmalıyız. Ramazan paylaşma ayıdır. Her tülü bireyciliği, egoizmi ortadan kaldıran,  aç insanları anlamayı öğreten büyük ibadettir. Sadece oruç tutanlara değil tutmayanlara da gönlümüzü iftarlarımızı açmalıyız. Olaki bu sevinç onların yüreklerine de başka güzel duyguları getirir.

“İftar çadırlarını bir gösteriye, istismara dönüştürmemeliyiz…”

Son yıllarda ülkemizde gördüğümüz iftar çadırları. Bu çok güzel bir gelenektir aslında. Ülkemizden başka ülkelere de taşındı. Nice hayırseverler iftar çadırları açıyor, insanların kardeşlik bilinciyle bu iftarlara katılımını sağlıyor ancak bu asla bir istismara, bir gösteriye dönüşmemelidir. Başlangıçta güzel bir düşünce olarak kurulan iftar çadırlarının son zamanlarda bu gayenin dışına çıkarak gösteri amacı taşımamasına dikkat etmek gerekir. Dini hükümlerin ortaya koyulması ve tatbikinde aslolan arkasındaki gayedir. Hikmeti kaybolan bir hükmün İslam’ın istediği kemali ve erdemi gerçekleştirmesi mümkün olmaz.

“Ramazanın huzuruna, sükûnetine gölge düşürecek aşırılıklardan uzak durmalıyız…”

Ramazandaki toplumsallaşma bir reklam ve gösteriye dönüşmemelidir. Ramazandaki toplumsallaşma kaçınılmazdır. Bu tarz sosyallikler doğal seyrinde yaşanmalıdır. Özellikle bu toplumsallaşmalar reklama, gösteri aracına dönüşmemelidir.  Bütün sosyal kamusal ve ticari kuruluşlar her yıl Ramazan ayında yaptıkları hayırlı faaliyetlere elbette devam etmelidirler. Ancak bunu yaparken Ramazanın huzuruna, sükûnetine gölge düşürülmemelidir.

“Toplu iftarlarımızı çalışanlarımızla birlikte yapmalıyız…”

Bir diğer çağrımız, toplu iftarlarımızla çalışanlarımızla birlikte yapalım. Geliniz bu Ramazanda gerek kamu kuruluşları gerekse ticari kuruluşlar olarak toplu iftarlarımızı çalışanlarımızla birlikte yapalım. Çalışanlarla, işçilerle, emekçilerle, memurlarla iş sahibi patronların, amirlerin ayrı dünyaların insanı olmadığını gösterelim. Bu iftarla oluşan manevi atmosferi bütün bir yıla yayarak bu kardeşliğin kalıcı olmasını sağlayalım.

Bu senenin teması ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’…

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak toplumda farkındalık oluşturma adına her sene bir tema belirliyoruz. Bu senenin teması ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ Bu tema altında beş konuyu da alt başlıklar halinde ele alacağız. Bunlar modern yalnızlık, yetimler, mülteciler, sokak çocukları ve yaşlılar.

Çağın hastalığı modern yalnızlık…

Modern zamanların vebası olarak kabul edilen ‘yalnızlık’ konusunu ele almaya çalışacağız. Bencillik, insanoğlunu esir almış durumda. Haz kültürü hedonizm zaman ilerledikçe yalnızlaştırmaktadır. İnsanoğlu en büyük kayıpla karşı karşıyadır. İnsanoğlunun en büyük kaybı anlam kaybıdır. Yeryüzünde neden var olduğunu, yeryüzünün yaratılış gayesini, kendi yaratılış gayesini, hayatın anlamını kaybetmesidir. Hayatın anlamını ve var oluş gayesini kaybetmek bir insan için en büyük kayıptır. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, her şeye sahip olan insan hiçbir şeye sahip olamıyor. Yalnızlık sadece yokluktan kaynaklanmıyor. Çağın en büyük yalnızlığı her şeye sahip olduğu halde yalnız kalmaktır. Her şeye sahip olduğu halde nice insanların canlarına kıyarak intihar ettiklerini tespit ettikten sonra asıl büyük sebebin aşırı tüketim, haz ve eğlence, bencillik, hayatın anlamını kaybetmekten kaynaklanan büyük bir hastalık olduğunu bilim adamlarının tespitlerinden öğreniyoruz.

“İnsanoğlunun en büyük kayıplarından bir tanesi de aile bağlarını, komşuluk ve dostluk ilişkilerini angarya olarak görmesidir…”

Aile bağlarının, komşuluk ilişkilerinin, dostluk ve arkadaşlık ilişkilerinin zayıfladığını görüyoruz. İnsanoğlunun en büyük kayıplarından bir tanesi de aile bağlarını, komşuluk ilişkilerini, dostluk ilişkilerini angarya olarak görmesidir. Bunlar modern zamanda insanı yalnızlaştırıyor.

“Müminler topluluğu olarak mültecilerin ülkemizdeki varlıklarını asla yük olarak görme lüksüne sahip değiliz…”

Türkiye artık bir mülteciler ülkesi. Suriye’den ülkemize gelen 1 milyonu aşkın mülteci kardeşimiz var. Bu kardeşlerimiz bizim aynı tarihi, kültürü, aynı toprakları, değerleri paylaştığımız Allah’ın bizi kardeş ilan ettiği mülteci kardeşlerimiz. Onların ülkemizdeki varlıklarını asla yük olarak görme lüksüne sahip değiliz bir müminler topluluğu olarak. Allah kimseye, hiçbir millete böyle bir şeyi yaşatmasın. Onların başına geldi ve onlar da zorunlu olarak kardeş ülkelerine sığındılar. Bugün ülkemizin nerdeyse her şehrinde Suriye’den ülkemize sığınmış mülteci kardeşlerimize rastlıyoruz. Mültecilik sadece bizim ülkemizin değil, çağın sorunu. Mültecilerin karşılaştığı çok ciddi sorunlar var. Elbette ülkelerin, devletlerin, uluslararası kuruluşların bu insanlara insanca yaşama ortamı sağlaması elzemdir. İşte bu yüzden ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ diyoruz. Şefkatsiz kalmış hiçbir konuğumuz kalmamalıdır.

“Hiçbir çocuğumuz sokakta kalmasın…”

Son yıllarda sokak çocuklarının sayısında azalma olduğunu görmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Ancak büyükşehirlerimizde hala böyle bir sorunumuz var. Sokakta hiçbir çocuğumuz kalmasın. Bu vesileyle bir farkındalık oluşturarak bu çocuklarımıza sahip çıkmak istiyoruz.

“Devlet yetimhane kurar ama bir yetim başı okşayamaz…”

İslam İşbirliği Teşkilatı 15 Ramazanı Dünya Yetimler Günü ilan etti. Yetimler meselesi hem mülteciler konusunun bir parçası olarak hem de dünyanın ciddi bir sorunudur. Bilhassa şiddetin ve savaşın sardığı ülkelerde nice çocuklarımız yetim kaldı bütün dünyada. Her ülkenin bir gerçeğidir. Boşanmaların artması, ailelerin parçalanması öksüz ve yetimlerin sayısını artırmaktadır. Devletler yetimhane kurarlar ama bir yetim başı okşayamaz. Onun için hep birlikte yetimlere birer anne kucağı olmak için bu kampanyayı başlatmış bulunuyoruz.

“Gelin her evi bir huzurevi yapalım…”

Benim daha önce bir çağrım olmuştu. Gelin her evi bir huzurevi yapalım. İçinde hikmet dolu yaşlısı olmayan bir ev huzurevi olamaz. Biz tamda yaşlılarımızı, eli öpülesi büyüklerimizi göndermek zorunda olduğumu mekanlara huzurevi demek doğru değildir. İşte bütün bunları dikkate alarak Diyanet İşleri Başkanlığı olarak ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ kampanyasını başlatmış oluyoruz.

Ramazan ayının başlangıç tarihi ve imsak tartışması…

“Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu tartışmaları anlamsız buluyoruz…”

Her Ramazan yaşadığımız bir tartışma var. İslam dünyasında ve ülkemizde her yıl bir tartışma yaşıyoruz. İlkesel olarak bunun üzerinde duracağım. Hassaten Ramazan ayı geldiğinde İslam dünyasında Ramazanın ne zaman başlayacağı ne zaman biteceği, Müslümanların birlikte bayram yapıp yapamayacağı ile ilgili bir tartışma yaşıyoruz. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu tartışmaların anlamsız olduğuna inanıyoruz. Yaratıcımız güneşin ve ayın bir hesap ile yaratıldığını ifade etmiştir. İnsanoğlu aya ayak bastığı çaplardan geçmektedir. Dünyanın etrafında dolaşan onlarca yörüngeye yerleştirilen bir takım uzay araçları var. Hicri 3. Asırdan itibaren astronomi ilmi Müslümanların çok önem verdiği ve bütün dünyaya iftiharla takdim edeceği bir ilim olmuştur. Böyle bir çağda böyle bir tartışmanın varlığını kabul etmediğimizi ifade ettik. İslam dünyasıyla işbirliği içinde çalışmalarımız devam etmektedir.

“Her sene Ramazanın manevi iklimiyle uğraşacağımıza her Ramazan sahur vaktinin ne zaman başlayacağıyla uğraşıyoruz…”

İkinci tartışma ise her sene Ramazanın manevi iklimiyle uğraşacağımıza, Ramazanda değerlerimizi nasıl yücelteceğimizle uğraşacağımıza son yıllarda her Ramazan sahur vaktinin ne zaman başlayacağıyla uğraşıyoruz. Bu tartışmanın da doğru olmadığını düşünüyoruz. Diyanet İşleri başkanlığı olarak biz tarih boyunca İslam bilginlerinin çoğunun üzerinde durduğu fıkıh ilmiyle astronomi biliminin kesiştiği noktaları dikkate alarak ve İslam dünyasının sevinç birliğiyle ibadet birliğini de dikkate alarak temel prensipler üzerinden bu konuda milletimize bilgi vermeye çalışıyoruz. Bu konularda Din İşleri Yüksek Kurulumuz her sene çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir.

 

Öğrencilerle sohbet edip maç izledi

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Fethiye Belediyesi Fen Lisesi Müdürlüğü görevine atanan Mustafa Erdoğan’a ziyarette bulundu. İlk önce Fen Lisesi öğrencileriyle bir araya gelen Saatcı, öğrencilerin basketbol maçını da izledi.

 

Ziyarete Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz Cesur ve bazı birim müdürleriyle giden Saatcı, öğle yemeğin de öğrencilerle birlikte oldu. Öğrencilerin basketbol maçını izleyen Başkan Behçet Saatcı ardından okul müdürü Mustafa Erdoğan’a ziyarette bulundu. Ziyarette değerlendirmede bulunan Saatcı, “Bu okulun yapılmasında emeği olan arkadaşlarımla beraber Mustafa müdürüme ziyaret gerçekleştiriyoruz. Göreve başlayalı baya oldu. Allah var geciktik. Bugün hoş da bir sürpriz oldu. Burada yemekte nasip oldu bize. Allah millete ve devlete zeval vermesin. Müdürüm bize ziyarete gelmişti. Hocama başarılı bir çalışma dönemi diliyorum. Bizim açımızdan gözbebeğimiz olan bir kurumun müdürlüğünü yapıyor. İnanıyorum ki, çocuklarımızın hayata adapte olması ve ilerde ülkenin köşe taşları olma konusunda müdürüm ve diğer öğretmen arkadaşlarım gereken çabayı inanıyorum gösterecekler. Ondan en ufak bir şüphem dahi yok. Sayın Müdürüme başarılar diliyorum” dedi.

Okul Müdürü Mustafa Erdoğan de, “Böyle bir kurumun yapılmasında emeği olan başımızın tacı Belediye Başkanımıza çok çok teşekkür ediyoruz. Böyle güzel bir kurumu yapıp, ‘Artık ben yaptım. Siz devam edin’ demenin ötesinde sürekli desteklerini esirgemeyen başkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Başkanımızın oluşturduğu bu güzel kurumu mümkün mertebe güzel bir hale getirmek için elimizden geleni yapacağız. Vatanımıza milletimize iyi evlatlar yetiştirmek için çaba sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Nazım Hikmet, Muğla’da Rahmi Saltuk konseri ile anıldı

Muğla Büyükşehir Belediyesi;halk müziği sanatçısı, besteci, sinema ve tiyatro oyuncususanatçı Rahmi Saltuk’u sevenleri ile buluşturdu.

Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümü anısına Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konsere, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Menteşe Belediyesi Meclis üyeleri ve Muğlalılar katıldı.

Konsere yoğun bir ilgi gösteren Muğlalılar; bu güzel gece için Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’e ve Rahmi Saltuk’a teşekkür ettiler.


©Copyright 2013 Enigmatr SOFT. Tüm hakları saklıdır. Bu site Enigmatr SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Okullar
Mesleki Eğitim
DÜNYA Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Genel Yurtdışı

Bati Akdeniz Gazetesi'daki 17 ayrı kategoride yazılmış 3216 makaleye 10 yorum yapılmış.